Mimarlıkta yapay zeka dönemi. İnsanı büyülüyor

Maison Française Dergisi’nin haberine göre, insan dokunuşunu gölgeleyebileceğine dair farklı düşünceler de mevcut. Dakikalar içerisinde tasarlanan 500 odalı otel kompleksleri, Frank Lloyd Wright tarzında gökdelenler, bi limkurgu ve Art Nouveau’nun fantastik karışımları, marshmallow merdivenler…

Dall-E, Midjourney ve Stable Diffusion gibi görüntü oluşturmaya yarayan Al araçları, baştan çıkarıcı vizyonların zahmetsizce yaratılmasına olanak tanıyor. Geniş kapsamlı sonuçları ile gerçek dünyayı şekillendiren yapay zeka, günışığı gereksinimleri, alan standartları, yerel planlama düzenlemeleri, iç mekân ve inşaat ayrıntılarının oluşturulmasına kadar daha önceleri oldukça uzun zaman alan hesaplamalara ve tahmine dayalı modellemelere kolaylıklar sağlıyor.

Mimarların yapıları daha verimli bir şekilde tasarlayıp, planlayıp, inşa etmesine, ellerindeki bu teknoloji sayesinde tasarımları sürdürülebilirlik ve maliyet verimliliği optimize edebilmelerine ve daha önce görülmemiş tasarım çözümleri üretebilmelerine olanak tanıyor. Mimarlık arenasındaki ortak düşünceler ise Al’in birçok işlemi daha kolay hale getirse de mimarların yerini tamamen almasının mümkün olmadığı, hala gelişmekte olan bir teknoloji olması sebebi ile bu alandaki potansiyelini tam olarak kullanabilmesi için hâlâ zamana ihtiyaç olduğu yönünde.

The Guardian’in haberine göre bazı mimarlar yapay zekanın işlerini ellerinden almasından korktukları için değil, teknolojinin ortaya çıkarabilecekleri ve verilerin kötüye kullanılma potansiyeli nedeniyle dikkatli olunması çağrısında bulunuyor. Londra’daki Foster+Partners’in uygulamalı araştırma ve geliştirme başkanı Martha Tsigkari, “Dikkatli olmalıyız” diyor.

“Yapay zekanın modelini eğitmek için hangi verilerin kullanıldığını bilmiyorsanız veya modeli doğru şekilde sınıflandırmadıysanız tehlikeli olabilir. Veri her şeydir: İçine çöp koyarsanız çöpü dışarı çıkarırsınız. Veri gizliliği ve fikri mülkiyet açısından sonuçları çok büyük: verilerimiz diğer kullanıcılardan korunuyor mu?”

Tsigkari ve ekibi son beş yıldır kendi güvenli sunucularında, Foster projelerinin geniş kütüphanesindeki verileri kullanarak makine öğreniminin olanaklarını araştırı- yor. İlk yapay zeka deneylerinden biri,ısıya duyarlı laminat malzemelerin cephelerde nasıl kullanılabileceğini ve sıcaklığa tepki verecek şekilde nasıl şekil değiştirebileceğini keşfetmek için olmuş.

Tsigkari ve ekibi ayrıca, tasarımcılara bir du- varın veya bir mobilya parçasının hareket ettirilmesinin sonuçları hakkında anında geri bildirim sağlayan bir simülasyon motoru da geliştirmiş.
Yapay zeka ile tasarım, oyalanmanın zevkini, kalan ve planlanmamış işlerin cazibesini ortadan kaldırabilir mi?

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

xxx